Bilişim Sistemleri Aracılığıyla Dolandırıcılık

Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandıcılık suçu her geçen gün hızla artış göstermektedir. Günümüzde internet kullanımın artmasına bağlı olarak bir çok alışveriş internet üzerinden yapılmaya başlamıştır. İnsanlar ev, araba vb. her türlü ihtiyaçları için öncelikle internete göz atmaktadırlar. Zira internette çok fazla çeşit bulunmaktadır ve yer sınırı olmadan ülkenin diğer ucundaki bir malı inceleyebilmekte ve satın alabilmektedirler.

İnternete erişimin bu kadar kolay olması beraberinde başka sorunları da getirmektedir. Örneğin dolandırıcılık suçu internet üzerinden çok kolay bir şekilde işlenebilir hale gelmiştir. Özellikle emlak ve araba ilanları veren sahibinden.com gibi sitelerde dolandırıcılar insanların mağduriyetine neden olabilmektedir. Bu işlem genellikle kapora olarak ödenen bedelin iade edilmemesi, yada başkasına ait bir malı satmaya çalışmak gibi fiillerle işlenmektedir.

Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçunun işlenebilmesi için hileli bir davranışla bir kimseyi aldatmak ve onu zarara sokmak gerekir. Bu suçun bazı nitelikli halleri mevcuttur. Bu nitelikli hallerinden biri de bilişim sistemlerinin araç olarak kullanmasıdır. Bu halde suçunun cezası iki yıl ile beş yıl arasında değişmektedir. Ayrıca meydana gelen zararın iki katı kadarda adli para cezası verilmektedir.

İnternet üzerinden dolandırılan kişiler vakit kaybetmeden ellerinde bulunan bilgilerle birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdırlar. Bu davanın takibi için alanında uzman iyi bir bilişim avukatından yardım alınması davanın sonuca ulaşma sansını artıracaktır.

İnternet Üzerinden Dolandırıcılan Kişilerin Hakları

Bazı insanlar hakkında dolandırıcılık suçuyla alakaları olmadığı halde dava açılmaktadır. Bu kişilerin ip adresleri dolandırıcılık suçuna konu olayda geçmekte olduğundan savcılık bu kişiler hakkında dava açabilmektedir. Oysa ki bu insanların çoğu bu tür bir olaydan haberdar bile değildir.Bu kişiler bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan ağır ceza mahkemesinde yargılanmaktadır.

IP adresinin oraya nasıl düştüğünü bilmemektedirler. Bu sebeple savcılık ve emniyet makamları bu tür suçları soruştururken daha dikkatli olmalı ve suçlulara ulaşabilecek başka delillerle desteklenmeden insanlar hakkında dava açmamalıdırlar. Bu tür bir suçlama ile karşı karşıya kalan kişisel mutlaka iyi bir bilişim suçları avukatından yardım almalıdırlar. Bilişim hukuku ve bilişim suçları konusunda herhangi bir yardıma ihtiyacınız olursa bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aşağıda Ankara mahkemelerinde sonuçlanmış bir emsal dava konusunda Yargıtay’ın hangi görüşte olduğuna ilişkin yeni bir karar bulunmaktadır.

İnternet Üzerindne Dolandırıcılık  Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2013/22299 E. , 2016/71 K.

“İçtihat Metni”

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık S.. A..’ın “——-.com” internet sitesi üzerinden x adı ile araç satış ilanı verdiği, ilandaki aracı beğenip bunun için kendisi ile telefonla görüşen müşteki katılan M.. N.. ile arabanın satışı konusunda anlaşıp 500 TL kapora bedeli göndermesini istediği, bunun üzerine müşteki katılanın 17/06/2010 tarihine sanığın bildirdiği banka hesabına 500 TL’yi yatırdığı, sanığın parayı çektiği halde arabanın satış fiyatının arttığından bahisle aracı vermediği gibi müşteki katılanın iadesini istediği kapora bedelini de göndermediğinin iddia ve kabul edildiği olayda;

Bilişim sistemlerinin aynı anda birçok kişiye ulaşmasındaki çabukluk ve sağladığı kolaylığa dayanarak “www.——.com” adlı internet sitesinde telefon satışı için ilan vererek menfaat temin eden sanığın eyleminin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/04/2013 gün ve 15-1293/111 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı kanunun 157/1. maddesi gereğince basitdolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 11/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

2 Yorum

  1. Caner
  2. Remzi